1936 yılında Amerikan, İngiliz ve Alman Şirketler, akrilik olarak bildiğimiz “polimetil metakrilat”ı (PMMA) üretiyorlardı. Akrilikler günümüzde, sentetik elyaf ve boyalarda kullanılıyor olarak bilinseler de, aslında çok serttirler ve camdan daha saydamdırlar. Akrilikler genellikle pleksiglas ve lucite ticari isimleriyle satılır ve bir çok alanda cam olarak kullanılırlar.
2. Dünya Savaşı zamanında uçak güneşliklerinin ve denizaltı periskoplarının yapımında kullanılan pleksiglas, şimdilerde özellikle, açık hava reklamcılık sektöründe, basketbol potalarında, mobilya ve dekorasyon sanayiinde, yatlarda, otomotiv yan sanayinde, ve camın kullanılabileceği her alanda alternatif malzeme olarak kullanılmaktadır.
İlk akrilik asit 1843 yılında bulunmuştur. Akrilik asitten türetilen metakrilik asit 1865 yılında formüle edilmiştir. Metakrilik asit ve metil alkol arasındaki reaksiyon sonucunda ester metil metakrilat oluşur. Ünlü Alman kimyagerler Fittig ve Paul 1877 yılında, metil metakrilatı, polimetil metakrilata dönüştüren polimerizasyon işlemini keşfettiler. 1933 yılında, Alman kimyager Otto Röhm, PLEXIGLAS patentini ve isim haklarını aldı. 1936 yılında akrilik cam üretimi başladı.